SAHNE BENİM
Son ışık sönene kadar,
Reji “kestik” diyene kadar,
Son alkış kopana kadar,
Bu sahne benim.
Ruhumun canı çekilene kadar,
Bir serçe sahnede süzülene kadar,
Ayaklarım yerden kesilene kadar,
Bu sahne benim.
Sanki dans ediyorum Anton Çehov’un
Vişne Bahçesi’nde.
Rodrigon’un gitar konçertosuyla
Birazdan salacağım ruhumdaki
Tüm alaca kuşları,
Alnımda başarı tomurcuklarıyla.
Siyah bir kuğu gibiyim
Mavi pabuçlarımla.
Yüreğimin ezgileri dökülüyor sahneye.
Biraz keyif biraz endişe görüyorum
Beni izleyenlerin gözlerinde.
İçine akıtıyor sevdiklerim gözyaşlarını.
İzliyorlar onlar benim sahnede son performansımı.
Balerinler sahnede sessizce ölür,
Serer yere serçe kanatlarını.
Son oyunum...
Son sahnem...
Ama ilk kez ayrılışım,
Sizlerden alacağım son alkışım
Sevgili reji...
Lütfen bu gece sahnenin ışıkları
Hep yanık kalsın!
Mümkünse bu gece kapatılmasın.
Zaten belki de bu gecenin sabahına
Hep karanlıktayım.
Hep gülen yüzümle hatırlayın beni,
Söndürmeyin hiç sahnenin ışıklarını.
Bir balerin gider,
Birileri onu yad ederek dans eder.
Ara sıra bir serçe sanki ben varmış gibi
Sahne ışıklarıyla uçar gider.
***
















































Kendi halinde bir köşede unutulmuş bir kutuya durup dururken hamle yapıp açmak için; açtıracak biçimsel bir davetkarlığı olmalı, kapalı odanın sizi çağıran bir gizemi olmalı ki bedeninizi örten pikeden kurtulup, doğrulup, uzanma boyutundaki rahatınızdan vazgeçip; romatizmalarınızı, lumbagolarınızı, siyatiklerinizi, diz ödeminizi yok hükmünde tutarak gözlüklerinizi el yordamı ile size bulduracak bir füsunu olmalı. Bu bağlamda bakıldığında Mine BORAZAN’ın ‘’Sahne Benim’’ başlıklı özgüven çağrısı oluşturan şiiri gel beni oku işvekarlığında…Yoksa rahatımı bozup ‘’İlya İlyiç Oblomov eylemsizliğinmden’’ niye vazgeçeyim. ‘’Anton Çehov’un Vişne Bahçesinde Rodrigonun gitar konçertosu eşliğinde ruhumdaki tüm alaca kuşları salmak…’ Vişne Bahçesi; borçları yüzünden açık artırmada satılacak olan tarihi bir çiftliği ve mülkünü kaybetmemek için hiçbir şey yapmayan, geçmişin hayalleri ile yaşayan aristokrat bir ailenin çöküşü konulu oyun; ilk kez 17.Ocak. 1904 yılında Moskova Sanat Tiyatrosunda sahnelenmiş. Bana İvan Gonçarov'un ünlü romanı Oblomov kitabını anımsatıyor. İvan Gonçarov'un ünlü romanı Oblomov, varlıklı bir ailenin tembel ve uyuşuk bir soylu olan ana karakteri İlya İlyiç Oblomov'un eylemsizliğini, sorumluluklardan kaçışını ve dönemin Rus toplumunun çöküşünü konu alır. Konçerto sahne önünde tek çalgıyla melodiyi çalarken arkada orkestranın zenginlik kattığı klasik müzik eseri. Rodrigo Konçertosu (Concierto de Aranjuez) görme engelli İspanyol besteci Joaquin Rodrigo tarafından Aranjuez Sarayı’nın bahçelerini, İspanya İç Savaşının acılarını, eşiyle yaşadığı derin kişisel kayıpları anlatan 1938 yılında bestelenen başyapıt. Kulağa son derece hoşgelen ve de dinlendiren tok bir tınısı olduğunu hatırlıyorum. Bir başlık ve şiir sen nelere kadirsin. Ne çok öğrenmelere taşıdın bizi; Mine rahatımı kaçırdın. Üşengeçlik temalı göndermeler kullanırsan, şiiri yazarsan; üşengeç öğrenmelerin de rahatı kaçar. Yeni öğrenmelere taşıdın beni. Şakası bir yana vesile olduğun için teşekkür ederim.
Şiirin başlığı kadar konusuda alışılmış tekrarı yapılagelen bir konu değildir. Edebiyatı besleyen ana konular vardır. Edebiyat (şiir, roman, öykü vs.) bu ana konular üzerine oturur. Bütün toplumların duyguları da ortaktır. Anne sevgisi, ölüm, ayrılık vs… Farklılığı yaratan toprak, coğrafya, toplumun sosyolojisi, din vs.. dir. Herkesin leyleği vardır. Bizimkisi kutsal topraklardan geldiği için hacı leylektir. Her ayrılık dramatiktir. Alman folklör ‘’ayrılık seni kim icat etti?’’ derken Türk kültürü dinsel bir ilenme giydirmesi yapar bu insanlığın ortak duygusuna. ‘’ayrılık seni icat eden / görmesin cennet’’ der. Şiirin beni taşıdığı duygu ömür; ölüm sahnesi… Moliere atıf yapılan ama Fransız yazar Jean de La Bruyere’e ait - nihayet biten - yaşamak komedisi! Asıl olan kesintisiz ıuzun erimli ölümse sonsuza değin yaşamak gibi kısa bir erimli trajediye ne hacet var? Sahne, rejinin ‘’kestik’’ sesi, oyun vedasındaki son alkış, balerin, siyah (renk manidar) kuğu,sahne ışıkları, balerin vs sözcükleri doğru bir disiplinle derlenmiş ve şiirde yerli yerinde serpiştirilmiş